Vazgeçme Yetisi

Hayal kurmakla başlıyor her şey, hayal kurmayı bıraktığımızı fark ettiğimizde bitiyor. Aslında hayal kurmayı bıraktığımızda bitiyordur belki esasen. Hayal kurmayı bıraktığımızı fark ettiğimiz zamana kadar ise devam ettiğini sanıyoruz ve çabalamayı bırakmıyoruz. Bunun sebebi, temelde hayalini kurduğumuz şeyleri gerçekleştirmek için canla başla çabalamamızın bir süre sonra alışkanlık haline gelmesi. Alışkanlık haline getirdiğimiz şeyleri ise zihinsel bir süzgeçten geçirmeksizin yapar hale geliyoruz. Yapılması zorunluymuş gibi bir … Okumaya devam et Vazgeçme Yetisi

Öldür Beni Kadın

Söyle bana vakit ne zaman, güzelsin, güzel sanki yok benzerin. Kadın söyle vakit ne zaman, hüzün bitmez mi bu gecelerde? Umut tükenmez mi geceleri? Şu geceler, tüketmez mi insanı? Alkol yakmazmış gibi yüreğimi, ruhum ısınmamış, hiç ısınmamış gibi. Başka bir hayaldi, bir an başladı, sonra bitti. Ne zaman başladı, ne zaman bitti, kestiremedim zamanı. Geldi yanıma oturdu, sigaramı yaktı. Anlattı, öyle gecenin ne kadar güzel … Okumaya devam et Öldür Beni Kadın

Aklın Yolu Birdir

Şeyh Sa’dî (k.s.) buyurdular:

‘Gönlüm, yârin sevgisinin hanesidir. Ve yeter ki, ondan hiçbir kimse incinmesin. Düşmanlık bir meşguliyettir. Allah’ın aslanı Ali (k.v.)’nin sözlerindendir.

“Düşmanlık meşguliyettir!”

Yani düşmanlıkla meşgul olan ve düşmanı olan kimseler, faydalı ve menfaatli işlerle meşgul olmaktan kesilirler. Çünkü kalp, birbirine meşgul olan iki işi birden içine alamaz.

Ne güzel buyurmuşlar:

“Her kim ki işinin başı, halkın düşmanlığı ise; o kişi, bütün iş­lerden ayrılmıştır. Onun gönlü hastadır. İşsiz olarak bağlanılmıştır. O, çalışmaktan mahrumdur.

Yukarıdaki metin İsmail Hakkı Bursevi Hz.’nin Ruh-ül Beyan isimli Kur’an-ı Kerim tefsirinden, Maide Suresi’nin ilk birkaç ayetinin tefsiri şerifi içerisinde geçiyor. Tefsir, anlamı itibariyle Kur’an’ın ayrıntılı manası demek. Yani müfessirler ayetleri açıklamak için bazı Okumaya devam et “Aklın Yolu Birdir”

Görmek İsteyen Görür

Cemil Meriç Jurnal adlı kitabında kendini tanımaktan bahsederken; “Her hâl tercümesi bir müdafaanâmedir. Kendimizi tanımak irfanın varabileceği en yüksek merhale.” diyor. Görülmek istenenin ve/veya gösterilenin görüldüğü ve bunun marifet sayıldığı günümüz toplumunda neden kendimizi tanıyamadığımızı güzel ifade etmiş. Kültür ile irfanın birbirinden ayrıldığı nokta burası.kendini bilmek

Batının iyi taraflarını alırken maalesef kendi iyi taraflarımızın yerine koyduk. Kültürlü bir nesil yetiştireceğiz diye harcadığımız çabanın sonucu düşünmeden bilen, bilmeden konuşan, hissetmeden anlatan bir nesil oldu. Çapı ile çevresi orantısız Okumaya devam et “Görmek İsteyen Görür”

Yafta ve Özgürlük

20 yaşındayım. Yeni yaşımın çiçeği burnunda.

20 yaşındayım ve etrafımdaki hemen her şey hunharca tüketiliyor. İnsanlar her geçen gün daha bencil. Dünya her geçen yıl daha kirli. Kapitalizm hala her şeye  fiyat etiketlerini yapıştırıyor. İnsanlar ‘özgürlük’ sınırlarını beyinlerindeki sınırlara göre koyuyor. Ve koyunlar ‘sınırlara’ girmek adına birbirlerini eziyorlar. Sonunda da yine başka insanların önlerine sürdükleri ‘hür insan’ kalıplarına girerek hürce(!) ‘me’liyorlar. Özgür koyunlar olarak, yüzlerce kitaptan satır satır hayatı, kendisini, ülkesini, düşüncelerini sorgulayan, fikrin çilesini çeken bireyleri düşünmemekle suçluyolar. Farklı düşünen insanların girebileceği bir kalıp olmamasından mütevellit kalıpsızlık algısına kapalı ‘koyun hürler’ yaftayı yapıştırıyorlar. Çünkü bu ülkede Okumaya devam et “Yafta ve Özgürlük”