Öldür Beni Kadın

Söyle bana vakit ne zaman, güzelsin, güzel sanki yok benzerin. Kadın söyle vakit ne zaman, hüzün bitmez mi bu gecelerde? Umut tükenmez mi geceleri? Şu geceler, tüketmez mi insanı? Alkol yakmazmış gibi yüreğimi, ruhum ısınmamış, hiç ısınmamış gibi. Başka bir hayaldi, bir an başladı, sonra bitti. Ne zaman başladı, ne zaman bitti, kestiremedim zamanı. Geldi yanıma oturdu, sigaramı yaktı. Anlattı, öyle gecenin ne kadar güzel … Okumaya devam et Öldür Beni Kadın

Çığrışım

Durgun bir geceydi. Gökyüzü alabildiğine karanlık ve alabildiğine ışıl ışıldı. Bulutlar belli ki balayındaydı. Huzurun en derin, en kuytu noktasındaydık… diye devam eden cümleler yazıp, güzel beyinlerinizi sinsice uyuşturmak isterdim ama bu etik olmazdı. Hem ben çağlayarak akıyorsam, kimseyi mışıl mışıl uyutmam. Durgun bir geceydi… diye konuşuyor olsaydım bir kere, kandırıyor olurdum sizi bariz ama onu da yapmam mesela. Hem, bir gece, nasıl durgun olabilir? … Okumaya devam et Çığrışım

Seni Seviyoruz Savrulan Adam*

“Büyük insanların lekesi de mi büyük olur? Yalnızlık ancak kendini de ortadan kaldırdıktan sonra mümkün olmaz mı? Ben küçükken büyük yazardım; şimdi küçülüyor mu yazdıklarım?”  Lisedeki ‘etüd saatleri‘ni hatırlıyorum. Her akşam iki tanelerdi ve katılmak zorundaydım. Çok şikayetçi olduğumdan değil, sonuçta ne yapmak istiyorsam, etüd saatinde etüd salonunda devam ediyordum onu yapmaya. Bunun, defterimi önüme alıp yazılar yazmak olduğu zamanlar da az değildi. Sorgulayan yazılar… … Okumaya devam et Seni Seviyoruz Savrulan Adam*

Skype*

Hepinizin malumatı üz’re, güneşin ‘Bunun ortası yok mu?’ dedirttiği bir devirden sesleniyorum. Her şeye rağmen bu günler, güzel günler (‘Şey’ kelimesini, ‘Her’ kelimesinden kim ayırdıysaa…) Çünkü ben şimdi bu güzel gecenin yazısını yazarken, camdan hafif serin bir rüzgâr odaya doluyor tüm zarafetiyle. Zarafet, çünkü hafif serin hava sıkmaz. Huzur verir. Tenini okşar. Yalnızlığını giderir. Şikayetçi olunacak hiçbir yanı yoktur. Gördüğünüz gibi keyfim yerinde. Nasıl oldu … Okumaya devam et Skype*

Editör’den ;)

Merhabalarrrr, Bir yandan nihayet düşen cemrelerin mutluluğunu yaşarken, diğer yandan Dilemma için planladığımız işleri halletmeye çalışmanın telaşıyla yuvarlanıyorum ve bir de tabir yerindeyse, kazan kaldıran birtakım arkadaşlarla uğraşıyorum ki yaptığınız şey ‘koltuk sevdası’ olarak nitelendirildiğinde, karşı tarafa yeniçeri muamelesi yapmak caizdir heralde. 🙂 Bugünlerde sosyal medyada sürekli tahriklerle uğraşıyorum sevgili okur, sorma. Pek değerli bir arkadaşımız, her cepheden savaş açmış şahsıma ki, cevabımı köşemden vermek … Okumaya devam et Editör’den 😉

Uzay Yolu.

Sınav ertesi ve sınav arefesi bir geceden daha herkese merhabalar! Dünyaya çok uzak diyarlardan sesleniyorum. Ciddi manada ayrı bir aleme geçiş yaptım. Bugün sözlü de diyebileceğimiz sınavlardan birinde, hocanın yanından çıktıktan sonra, önüme çıkan ilk arkadaşımın yüzüne aptalca sırıtıp, “N’aber?” dedim. Beni her gördüğü her yerde o yazık halimi hatırlayıp gülmeye başlıyor. Düşün işte. Bu harika (!) girişten sonra, esas konulara gelebilirim artık. Öncelikle, Dilemma … Okumaya devam et Uzay Yolu.

Hayal

“Yukarda, milyonlarca yıldız gece seferine çıkmıştı.”

Güneşi Uyandıralım

Öyle bir zamana ihtiyacım var ki, telaştan arınmış olsun. pics_5cbilim_5c132_5c1736Bir yere yetişmek yahut yetiştirmek zorunda olmayayım. Zaman yavaş aksın.Durmaya yakın hani. Uykum gelince uyuyup; yüzüme güneş vursun, öyle uyanayım.

Yanımda birkaç güzel dost olsun. Yan yana olunca susulsa bile anlaşılan cinsten. Hep beraber sahildeki kayalıklara oturup, çıt çıkarmadan saatlerce denizin seyredildiği.

Akşam çay sonrası dama çıkıp, serip kilimleri, yıldızları beraber seyrettiğiniz ve en derin sırların en doğal söylendiği dostlar hani. Sabahları beraber ettiklerinizden.

Birkaç da Okumaya devam et “Hayal”

Editörden ;)

Ey hayat.

Ünlem koymayacağım, kendini bi’ halt zannetmeni istemem.

Ama ‘sıkı çalışma’larını takdir ettim. Uzatıp durduğun ekşi limonların, koleksiyonu yapılası.

Akıl öyle karmaşık ki, herhalde tam anlamıyla çözülmesi, kıyameti falan bulacak.

Bazen de çok gereksiz.

Yanlış mıyım, sonuçta gecelerce uyuyamadığımız o anlarda, sebebi deli gibi düşünmelerse ve düşünmeyi akıl sağlıyorsa şayet, bazen, tamam çoğu zaman, müdahale edebiliyor olmak istiyorum.

Bir düğme, bir tuş? Olmaz mı? Peki.

Ama düşünsene, çok canını sıktığında çıkarıp kafanın Okumaya devam et “Editörden ;)”