Dizili Şeyler: Modern Love

Amazon Prime dalgası herkes gibi bizi de ele geçirdi. Burak muhtemelen Prime Türkiye’ye açıldığı an abone oldu. Halihazırda Netflix ve Digiturk Play (bein demeye alışamadım) üyeliklerimiz de var. Halbuki eskisi gibi hunharca dizi izlemiyoruz. Hatta genelde bildiğimiz dizileri vakit öldürmek için izliyoruz gibi bir şey. O yüzden sağda solda hemen tomurcuklanan Prime dizilerinin yorumlarını okumaya girişmedim. Sadece kapak fotoğrafında Anne Hathaway olan Modern Love radarımdaydı. … Okumaya devam et Dizili Şeyler: Modern Love

Filmli Şeyler: About Time

Uzun zamandır zamanda yolculukla ilgili materyal toplayasım vardı. Kitaplı filmli ne varsa elden geçiresim. Çok odaklanmış şekilde uygulayabildiğim söylenemez bunu ama bugün bir şekilde yolum bir zaman yolculuğu filmiyle kesişti.  Evet kabul ediyorum sizi bir sürü klişe bekliyor ama klişe, bir sebepten dolayı klişedir* Haklıdır. Su götürmezdir.  Zamanda geriye dönüp bazı şeyleri değiştirme fikri ne kadar cazip olursa olsun, karşımıza hep o durumda kaybedeceklerimiz çıkar. … Okumaya devam et Filmli Şeyler: About Time

Cehennem Sokağında Birey Olmak

Yoğun geçen bir günün ardından 21. yüzyılın dünya genelinde oldukça popüler kahvecilerinden birine girmişiz. Saat 17.00. İstediğimiz sadece bir fincan Türk kahvesi içmekken, baristanın ‘Son zamanlarda en popüler içeceğimiz olan X, denemek ister misiniz? Üstelik artık buzla değil nitrojenle soğutuyoruz’ demesiyle irkiliyoruz. Nitrojenle mi soğutuyoruz dedi o? Popüler mi? Ne? Nasıllar ve neler denizinin içinde kaybolacakken ısrarcı bakışlarını bir türlü üzerimizden çekmeyen baristayı oldukça meraklı … Okumaya devam et Cehennem Sokağında Birey Olmak

Grease

Ocak sonu-şubat başı sıraları hayatımın en film-yoğun zamanlarıydı sanırım. Yarıyıl tatilim bir hafta, ardından gelen stajım en kolayı olunca, günde 3 filme kadar çıktığım oldu. Bu maratonun öne çıkanlarından biri de tesadüfen açtığım Grease. Hala, nasıl oldu da şimdiye kadar izlemedim, diye düşünüyorum. Bırak izlemeyi, duymadım bile. Tuhaf, çünkü çocukluğumda o soundtracklerin çoğunu bildiğime eminim.

Şimdi müzikleri düşününce heyecanlanıyorum tabii. Önce filmden kısaca bahsedeyim:

Grease, 1950lerin Amerikan gençliğini ele alan 1978 yapımı bir film. Aynı isimli Broadway müzikalinden uyarlanmış. Yönetmenliğini Randal Kleiser’in üstlendiği filmin başrollerinde John Travolta ve Olivia Newton-John’ı görüyoruz. Benim için Travolta’yı rock’n’roll yaparken, tabir yerindeyse omuzlarını zıplatarak yürürken görmek eğlenceli olduğu kadar travmatikti.

Film aynı isimli soundtrackle açılıyor. Okumaya devam et “Grease”