Öldür Beni Kadın

Söyle bana vakit ne zaman, güzelsin, güzel sanki yok benzerin. Kadın söyle vakit ne zaman, hüzün bitmez mi bu gecelerde? Umut tükenmez mi geceleri? Şu geceler, tüketmez mi insanı? Alkol yakmazmış gibi yüreğimi, ruhum ısınmamış, hiç ısınmamış gibi. Başka bir hayaldi, bir an başladı, sonra bitti. Ne zaman başladı, ne zaman bitti, kestiremedim zamanı. Geldi yanıma oturdu, sigaramı yaktı. Anlattı, öyle gecenin ne kadar güzel … Okumaya devam et Öldür Beni Kadın

Güzel Gece

Bir kadına güzel olduğunu söylediğin kadar şanslısın, Aynalardan önce. Manav da seni bekleyen iki elma kadar. Mutluluk seninle, Sokaklarda yaşamak eğlencelidir. Bilmediğin bir trende karşına çıkar kaderin Bilmediğin bir şehirde karşılaşırsın belki bir gün tekrar Sonbaharın giydirdiği elbiseler Bir kafe de sıcaktır ancak sevgili ile Gün boyu dinlediğimiz insanların yorgunluğu Bir gülümseyişte son bulur Çatı katı altında yıldızları seyrediyordur her gece bir kadın Her zaman … Okumaya devam et Güzel Gece

Kendimin Neresindeyim?

Biliyor musun? Senin gözlerin karanlık kadar siyah ve benim yüreğim gece kadar aydınlık. Şimdi bir sokak lambasının altında, az kirli bir camda geceye bakarken aslında kendime baktığımı gördüm. Ve gözlerimin siyahında senin gözlerini buldum. Bunun içindir bu satırları karalıyorum. İnsan yaşıyorsa yazabiliyor. Yazdıkça umduğumu bulmuyorum çünkü hayalin hala yanı başımda. *** Dalıyorum yeniden. İyi de benim rengim kahverengi… Ağladıkça daha bir güzel oluyor sanki  gözlerim. … Okumaya devam et Kendimin Neresindeyim?

Dolunayın Gecesi

Gökyüzünün yeryüzüyle birleştiği yerler vardır hani Ayın denize düştüğü yakamoz gibi. O zaman tek düzlemde birleşir tüm boyutlar… Gözlerinin alabildiğine doldurur her yeri ay ışığı, Hele bir de dolunaysa günlerden Seçilmiş kişi olduğun aşikar… Sabah olmasa, diyesim var. Güneşin hatırı kalmasın ama geceyi daha bi’ seviyorum, Gece yalnız, gece sessiz ve derinden ince ince işliyor içime Her gökyüzüne bakışımda bir yıldız düşüyor gözlerime, Bir gözlerim,bir … Okumaya devam et Dolunayın Gecesi

Geceden Çıktım Yola

Bana sormadılar “Geceyi niçin seversin?”

***

Geceyi sevmek vaciptir.

Çünkü gece olmazsa gündüz olmaz ve gündüz olmazsa gece olmaz. Bu matematikteki “p ise q, q ise p’ye” benziyor. Hayat diline dökersek “her şey zıttıyla mümkün”.

Zıtlık deyince ağzımı kekremsi bir tat kaplar. Boğazdan inerken böyle içi gıcıklayan ama sindirilince epeyce yararlı. Bence biraz lahana, biraz brokoli bu yüzden şu anlatımımla azıcık maydanoz.

Ardından insana verilen nimetleri sıralamaya kalksak zıtlık birinciliğe oynar. Nedendir?

Şöyle ki zıtlık olmasaydı, varlığın ve yokluğun kıymeti anlaşılır mıydı? Hadi anlaşıldı. Ne derece?

***

Varlık Okumaya devam et “Geceden Çıktım Yola”

Gece

Vee geceydi karanlığın pençesinde. Yıldızlar ve ay yarışıyordu aydınlatmak için gökyüzünü, benim pencereme ise hiçbir ışık düşmüyordu. Ay adeta raks ediyordu samanyolu takımıyla ancak bu neşveden payıma düşen siyah gölgelerdi. Siyah gölgeler… Onlarcası etrafımda; Sağımda, solumda, önümde, arkamda ve içimde… İçimin de taa içinde; zihnimde ve kalbimde. Tek bildiğim renk var şimdi, nereye baksam kara görünüyor. Gözyaşlarım bile siyaha çalıyor yanaklarımdan süzülürken. Nereye gittiniz renklerim; … Okumaya devam et Gece

Geceyle İki Lafın Belini Kırmak

Geceyi gündüzden hep daha çok sevmişimdir ben. Gece yolculukları, gece yürüyüşleri, gece yemekleri, bilhassa muhabbetleri… Daha samimi, daha katıksız, riyakârlıktan uzak, belki biraz da yorgun ama hep daha yoğun… Hele ki geceyi evde geçiriyorsan, bir de tek başınaysan hiçbir şeye değişilmez o anlar… Tüm duygular peşisıra ziyaret eder seni. Varlığını fark etmek, şükretmek, kendini hesaba çekmek, sevdiğini ölürcesine özlemek… Zaten kelimenin tam anlamıyla, gerçek anlamıyla; hissetmek demektir gece, ‘hissetmek’…

Anneye benzer bir yanıyla gece. Okumaya devam et “Geceyle İki Lafın Belini Kırmak”