Benden Söylemesi…

Hiç büyüyüp de bir iş sahibi olacağımız aklımıza gelmezken, bir bakmışız ki kocaman olup iş güç sahibi olmuşuz. Aslında hikaye burada bitti diye düşünülebilir. Ancak asıl hikaye buradan başlar ve kişi için üç seçenekten biri geçerlidir.

Birinci yol çok zorludur; kişi sevmediği bir işi yapmak zorundadır. İnanın bana bunu yapmak zorunda olan bir insan için hayat bir eziyettir. Yaptığı her iş ona zor gelecek ve hayatı boyunca işinden nefret edecektir. Ve yaptığı işin ne kendisine ne de bir başkasına bir faydası olacaktır.

İkinci yol daha tercih edilebilir bir yoldur aslında; kişi isteyerek  seçmediği bir işten keyif almaya çalışıp keyif alır. Evet belki çoğumuz ideallerimizin peşinden gidemiyoruz. Çoğumuz çeşitli sebeplerle hayallerimizden vazgeçmek zorunda kalıyoruz. Ancak birinci yoldaki ‘eziyeti’ çekmemek için biraz da olsa çaba gösterip, yaptığımız işi sevmeye çalışıyoruz. İşte bu yolda gidenler içinse hayat çok daha mutlu edicidir aslında. Belki hayallerinin peşinden gidememiştir ama yeni hayaller kurup onlarla yeni bir başlangıç yapmıştır. Ve ilk yola göre çok daha mutlu edici bir hayat onu beklemektedir.

Üçüncü yol hayallerimizdir; kişi hayallerindeki işi yapar. Evet en mutlu edici yoldur hayatımızda karşımıza çıkabilecek. Yıllardır hayalini kurduğumuz bir yerdeyizdir, yıllardır olmak istediğimiz yerde. Kişi bu yoldan gidebilmişse eğer her şey onun için çok kolaydır. Çünkü yaptığı işi seviyordur. Hiçbir zorluk onun için engel değildir. Ve bence de en gidilesi yoldur.

İşte tam olarak da Okumaya devam et “Benden Söylemesi…”

‘büssürü’ kalp*

Böyle Şubat sonlarında erkenden açıveren beyaz çiçekleri seviyorum ağaç dallarında. Sabahları okula giderken kampüsün her tarafının kazılmamış olduğu eski günleri seviyorum. Sınavı beklerken ders notlarımdan gemiler yapmayı da. En yalnız zamanlarımda, eskiden çok sevdiğim o kafede otururken ansızın çalmaya başlayan baba-kız şarkılarını seviyorum(Bizim çok vardır, sizin yok mu?). ‘Sınav Cumaları’nın öğleden sonralarını seviyorum. Kaygısız gezmelerini (Şu an en çok onu bekliyorum, sadece saatler kaldı). İzmir’deyken … Okumaya devam et ‘büssürü’ kalp*

Yolculuklar Güzeldir :)

Küçükken yaptığım yolculuklar geliyor aklıma. Hani şu zamanın modası renolarla yapılanlardan, en azından benm küçüklüğümde bizde o vardı 🙂 bak yüzümü gülümsetmeye yetti bile. Önde anne baba oturur arkada çocuklar, o kocaman arkada istediğin her hareketi yaparsın, özellikle arka camdan bakıp gelen arabaları izlemek; bir de geceyse gözleri kamaştıran ışıkları izlemek benim en büyük zevkimmiş bir zamanlar ki şimdi bile heyecanlandırmaya yetiyor beni 🙂 15 … Okumaya devam et Yolculuklar Güzeldir 🙂