Tütün Kokusu

            Dedemin hikâyesi bu, benim değil. Elli metre kare bir köy evinde on bir çocuk yetiştirdi. Babaannem erkek çocuklarını kayırırdı, dedem ise beni. İyi ve kötü kesindi onlar için. Benim ise kafam hâla karışık bu konuda. Böyle hissetmiştim hep dedem yanımda olduğunda. Ben henüz sekiz yaşındaydım. Dedem; bir gün cebinden çıkardığı tütünü sardı, bana uzattı, bir tane de kendine sardı. … Okumaya devam et Tütün Kokusu

Memleket :)

Gezmeyi, yeni yerler görmeyi , keşfetmeyi hep sevmişimdir aslında. Birçok durumda gün yüzüne çıkan üşengeçlik rahatsızlığım, konu gezmek olunca bir anda ortadan kayboluverir. Hele ki gideceğim yer Karadeniz ise, hatta ve hatta memleketim Trabzon ise, o gezmek tadından yenmez bir hal alır. 🙂 Evet evet doğru tahmin ediyorsunuz. Bu sıralar Karadeniz semalarında uçuyorum ve size buralardan bildiriyorum. 🙂 Aslında nasıl başlayacağımı, nereden başlayacağımı bilmiyorum. Ama … Okumaya devam et Memleket 🙂

‘Ugh, comfortable shoes?’

Kendimden çok uzaklaştığımı, bunun anlık gelişen bir şeyden öte hayatımın içinde çözünmüş bir zehir olduğunu ve ara ara bunu fark ediyor olmama güvenmeyip, iş işten geçmeden gereken önlemleri almam gerektiğini, böyle uzun cümlelerin sağlığa zarar verdiğini derinden hissediyorum. Bildiklerimi, gördüklerimi, okuduklarımı, dinlediklerimi kim, nereye sakladı?? Bazen on yıl sonrasını düşünüp, kendimi nerede gördüğümü sorguluyorum. Her zaman olmasa da, bu aralar gözüme şu sahne geliyor: Sevdiğim … Okumaya devam et ‘Ugh, comfortable shoes?’