Sonbahar

Sarı turuncu savrulan yapraklar, rüzgarlar, uçuşan saçlar, adımlanan yollar, yağmurlar, trençkotlar, hüzünlü sokak kedileri…
Sekiz tane kuş uçuyor gökyüzünde. İkisi geride kalmış. Altısı önde.
Dilimde ismini unuttuğum eski bir şarkı. Gün batmak üzere.
İçimde bir minnet duygusu.
Sanki aynı yol, aynı yaprak, aynı melodi değil hiçbiri. Sanki her şey daha bir anlamlı.
Sanki her şeyin anlamı sonbaharla
Sanki her şeyin anlamı Okumaya devam et “Sonbahar”

Panzehir

Bazı şeyler mevsimi geçmiş bir karpuz değil ki alıp çöpe atasınız. *** Etrafta bir koku. Burun deliklerini kapamaya zorlayacak kadar rahatsız edici ve bir o kadar berbat. Sizin eliniz cebinizde bayım. Gelen sonbahar, soğuk algınlığı vermemiş bünyenize nitekim grip de değilsiniz. Duyularınızın tam çalıştığına dair doktor raporunuzu gömleğinizin sağ cebinde taşımasanız da biz bunu biliyoruz. Öyleyse sorun ne? Yoksa “koku” da modern çağın aşağılanası gereklerine … Okumaya devam et Panzehir

Sonbahar Sabahları ve Hayat

Hayatın bazı sabahları vardır. Pencereden gelen soğuk sonbahar havası ile uyku mahmuru gözlerini aralar, tavana bakıp gülümsersin. Yıllar ve yollar pek çok arkadaşınla arana girmiştir ama yepyeni insanları da süsleyip püsleyerek dâhil etmiştir yaşamına. Öyle bir ana gelmişsindir ki bile isteye yanlışı yaşamak istersin. Dokunursan ‘cıs olur’ denilen sobaya dokunmayanımız var mıdır ki? Canım yanarsa yansın ama denemek istiyorum, diyerek atarsın kendini ateşe. ‘Esirliğimi seçmek … Okumaya devam et Sonbahar Sabahları ve Hayat