Su evlerden taşınmalı mı?

Susuzluk ile ilgili haberlerin gündemi oluşturduğu bu günlerde çocukluğumda gittiğimiz köyümüzde çeşmesi olmayan evlere su taşındığı günler aklıma geldi. Hiçbir evde çeşme bulunmuyordu. Köyün bir alt tarafında, bir de üst tarafında herkesin evine bidonlarla su taşıdığı, hayvanların sulandığı, pınar adını verdikleri çeşmeler vardı. Hala var ama tabii kullanılmıyor eskisi kadar şebeke suyu bağlandığı için. O zamanlar günde kaç kere o pınarlardan su taşındığını bilmiyorum bile. … Okumaya devam et Su evlerden taşınmalı mı?

Savrulan Adam Rises

Her şeyden uzaklaşmanın sihri… Merak ediyorum diğer tüm tanrılar Poseidon’un önünde diz çöktü mü, çünkü başka türlüsü mümkün görünmüyor. Hep içimizde olan ama rutinin etkisiyle orada olduğunu unuttuğumuz bir yanımız var, deniz ona sesleniyor. Unuttuğumuzu hatırlatıyor. Sanki topraktan değil, sudan gelmiş gibi. Zamanı burada durdurmak mümkün olsaydı bile onu ister miydik? İflah olmaz doyumsuzluğumuz ve sabırsızlığımız başını duvarlara vurmaz mıydı? Razı olur muyduk zamanın tutsağı … Okumaya devam et Savrulan Adam Rises

Begonyayla Biz

İçim sıkılıyor begonya Şu yatak, şu duvar, şu tavan Düşmanmışçasına üstüme geliyor. Bak titriyor rengi solmuş yarı açık kapağı dolabımın Bak penceremizi zorluyor  uzaklardan gelen yabancı bir rüzgar. Uzaklar ikimizi de incitir begonya Almayalım içeri, ısrar etme. İçim sıkılıyor begonya Buğday tenli bir adamın, küçük hayali düşüyor aklıma Işığımız sönüyor ardından, karanlıktan korktuğum söylenemez Lakin onun hayaliyle kalmak Beni ürkütüyor! İçim sıkılıyor begonya Yaşanmamış bir … Okumaya devam et Begonyayla Biz