Savrulan Adam Rises

Her şeyden uzaklaşmanın sihri… Merak ediyorum diğer tüm tanrılar Poseidon’un önünde diz çöktü mü, çünkü başka türlüsü mümkün görünmüyor. Hep içimizde olan ama rutinin etkisiyle orada olduğunu unuttuğumuz bir yanımız var, deniz ona sesleniyor. Unuttuğumuzu hatırlatıyor. Sanki topraktan değil, sudan gelmiş gibi. Zamanı burada durdurmak mümkün olsaydı bile onu ister miydik? İflah olmaz doyumsuzluğumuz ve sabırsızlığımız başını duvarlara vurmaz mıydı? Razı olur muyduk zamanın tutsağı … Okumaya devam et Savrulan Adam Rises

Zaman, Ruh ve Beden

Hayat yüceleşiyor her geçen dakika insanın zihninde, fikrinde ve dilinde. Yaşamak tarifi mümkün olmayan saadet. Ve yalnızca yaşamak uğruna tükeniyor insanlar, tıpkı yanan bir mum gibi. Alevi sönünce bir karanlık kalıyor saadetten geriye… Hep yaşamak için uğraşıyoruz. Hep bir sonraki anı yakalamak için. Gelecekler için şimdiyi feda ederken yaşadık zannediyoruz istikbalin eşiğinde. Çoktan geçip gitmiş mazi ve henüz gelmemiş zamanların arasında sıkışıp kalıyor bedenimiz. Beden … Okumaya devam et Zaman, Ruh ve Beden

Başlıksız

Vee zaman mekana sığmıyor şimdi. Dar geliyor saatler. Geçmiş, gelecek ve şimdiki zaman hiç olmadığı kadar dağınık. Alabildiğine hoyratça esen rüzgar, günlerimi çalıyor takvimden. Havada uçuşan yapraklara bakınca somutlaşıyor geçmiş kavramı. Tutmak istiyorum bir kaçını, hani elimde olurlarsa yeniden yaşarmışım o günleri gibi. Ancak rüzgar da değil bu bir fırtına sanki; götürdüğünü yakalayabilene aşk olsun… Yalnız zaman yıkılmıyor bugün kentlerde; sokak lambaları, kaldırımlar ve adımlarım … Okumaya devam et Başlıksız

Su muydu Akıp Giden, Zaman mı?

“Gizli bahçenizde

Açan çiçekler vardı,

Gecelerde ve yalnız.

Vermeye az buldunuz

Yahut vaktiniz olmadı.”  (B. Necatigil)

Kalemim yetecek mi ifade etmeye hiç bilmiyorum, ama bahsetmek istediğim kocaman, uzayımsı, hudutlara sığmaz; ayrıca benim hayal dünyamda yusyuvarlak olmak suretiyle cisme dökülmüş bir şey var ki, bugünlerde adına Okumaya devam et “Su muydu Akıp Giden, Zaman mı?”